Özür Olmaksızın Namazların Cem Edilmesi Caiz midir?
Fetva No: 29 Görüntülenme: 20020

Hastalık ve trafik başta olmak üzere sosyal bazı sebeplerden dolayı namaz ve abdest ile ilgili hususlarda sıkıntıya düştüğümüz durumlar olabiliyor. Hatta namazımızı “başka çözüm yoktu" diyerek bazen kazaya bırakma cüretinde dahi bulunabiliyoruz.

Namazları bilerek kazaya bırakmak İslam âlimlerinin ittifakıyla haramdır. Dolayısıyla; bir namaz kesin bir şekilde kazaya kalacaksa, takdim veya te'hir şeklinde cem edilmesi gerekir. Geçerli bir özrün bulunması durumunda cem edilebilecek namazlar yani öğle ile ikindi, akşam ile yatsı ya öne alınmalı ya da ikinci namazın vaktine ertelenmelidir. Sahih hadislerle sabit olduğu üzere Efendimiz (aleyhissâlatu vesselâm) seferde olmadığı halde bazı günlerde namazlarını cem şeklinde kılmıştır. İbn Abbas (radiyallahu anhuma) der ki: Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) hiçbir korku ve yolculuk hali olmaksızın ve yağmur yağmaksızın öğle ve ikindiyi birleştirerek, akşam ve yatsıyı da birleştirerek kıldı (Müslim, Salâtu’l-Musâfirîn 54, No: 705).

Sıhhati hususunda ihtilafın bulunmadığı ve farklı metinlerle vârid olan bu hadisle ilgili birçok İslam âlimi farklı görüş belirtse de hadisin zahirinden ve delalet ettiği manadan, cem'in sefer hali dışındaki gerekçelerle de caiz olduğu manası çıkıyor. Öyle ki bu şekildeki cem'in sebebi İbn Abbas'a (radiyallahu anhuma) sorulduğunda “Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm) ümmetine zorluk ve sıkıntı vermemek istedi” şeklinde yanıt verdi.

Seferde olunmadığı halde adet haline getirilmediği sürece ihtiyaç halinde öğle ile ikindi, akşam ile yatsı namazları cem edilebilir. Tabi her birini seferde olduğu gibi kasr şeklinde değil, asli rekâtlarıyla kılmak gerekir. Çünkü kasr ruhsatı sadece sefer hâli için geçerlidir. İbn Abbas (radiyallahu anhuma) der ki: “Ben Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber öğle ile ikindiyi cem ederek sekiz rekât, akşam ile yatsıyı cem ederek yedi rekât olarak kıldım" (Buhârî, Teheccüd 30, No: 1174; Müslim, Salâtu’l-Musâfirîn 55, No: 705).

İmam Nevevî Şerhu Müslim adlı eserinde, konuyla ilgili fakihlerin görüşlerini detaylı bir şekilde aktardıktan sonra aralarında birçok Şafiî fakihinin de yer aldığı isimlerin, hadisin zahirine dayanarak bu şekildeki cem’e cevaz verdiğini belirtir (Şerhu Müslim V, 239).


Paylaş